Çakıl taşları ve aşınmış cam parçalarıyla döşenmiş bir yol gibi anılarım; çıplak ayakla bi üzerlerinden yürümeye kalktımı binbir türlü hisse kapılıyorum. Yer yer tatlı-gıdıklayıcı, yer...
Biraz göz yaşı depolayayımSonra birinci perdeyi bir daha oynarımÇocukken de böyleydimTekrar tekrar başa alıp seyrederdim oğlanın kızı öptüğü sahneyiZaten hayatta herşeyim birinci perdelerden ibaretHatta perdelerdenKirli...
Güneş ve ay biraraya geldi, dünyam karardı, Çok korkuyorum, Biz bi biraraya gelsek neler olur acaba...
Aşk mevsimi geldi ve geçiyor... İnsanların içinde bir çocuğun yeni uyanmışlıktan, oynamaya fırsat bulamadığı yeni oyucakların farkındalığına geçitiği an gibi taze ve isimlendiremedikleri bir heyecan... Aşk mevsimi...
Hayatta hiçbirşeyin düşündüğüm gibi olmadiğini farkettiğimde, başımı kaldırıp gerçek olana bakabileceksem eğer; inandiklarimi değistirecek gücü kendimde bulabilecek miyim? Yoksa inandiklarima tutunup, dünyayi mi değistirmeye çalışmalıyım?Ya da şimdi yaptiğim...